"Anti-aging" kelime anlamı olarak "yaşlanmaya karşı" olmayı ifade eder. Daha detaylı olarak tanımlamamız gerekirse "Anti-Aging" yaşlılığın getirdiği etkilerin geciktirilmesi, hem bedenen hem de ruhen doğum tarihimizden daha genç kalınması ve en önemlisi gençlikte bize bahşedilen sağlığın yaşamımızın ileriki dönemlerine de aktarılması olarak açıklanabilir.
Anti-aging bir tek ilaç kullanımı ya da spor yapmak değil, insanın tüm yaşantısına yerleştirmesi gereken bir yaşam felsefesidir. Fakat burada önemli olan bir konu unutulmamalıdır. Anti-aging'de genç kalmak estetik ameliyatlar ile elde edilen bir gençlik maskesi takmak değil, gerçekten tüm bedeninizle o gençliği yaşamaktır. Dolayısı ile anti-aging bir koruyucu tedavidir ve yaşlılık etkilerinin gelişimini yavaşlatır. Bunun için yapılabilecek şeyler sınırsızmış gibi görünse de en önemlilerini şu şekilde özetlemek mümkündür:
Sağlıklı ve dengeli beslenme
Kişinin vücudunda eksik olan besin ihtiyacının yerine konması
Radikaller ile oluşan hasarın önlenmesi
Hormonel ihtiyaçların dışarıdan takviye edilmesi
Kişiye uygun düzenli egzersiz programı
Uyku kontrolü
Stres kontrolü
|
|
İnsan ömrünün 125 yıla kadar uzayabileceği artık tüm tıp camiası tarafından kabul gören bir düşüncedir. Fakat 125 yıla uzamış bir hayatın uzun dönemlerini, yaşlılığın etkileri ile boğuşarak geçirmek hiçbirimizin isteyeceği bir durum değildir. Bu nedenle Anti-Aging, gün geçtikçe tüm dünyada ve Türkiye'de daha fazla önem kazanmakta, uygar toplumlarda her bilinçli bireyin yaşamına hızla adapte etmeye çalıştığı bir felsefe olmaya başlamaktadır.
Anti-Aging ile:
Hafıza ve kavrama yeteneğini güçlendirmek, dikkati artırmak
Uyku sorunlarını gidermek
Vücudun genel metabolizmasını hızlandırmak, kişinin kendini zinde ve sağlıklı hissetmesini sağlamak
Vücuttaki yağ kitlesini azaltıp, kas kütlesini güçlendirmek
Cinsel gücün artmasını sağlamak
Cildi, saçları, vücut hatlarını, kısacası tüm görünüşü iyileştirmek
Vücut kan akımını düzenleyip şeker ve kolesterolü kontrol altına almak
Kemik yapısını güçlendirmek
Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlamak, patojenlere karşı güçlü bir direnç oluşturmak
Yaşlılık ile gelen cilt sorunlarını yavaşlatmak, mümkün olduğu seviyede geri çekmek
mümkün olabilmektedir.
Anti-Aging, ne kadar erken başlanırsa o kadar büyük etkiler gösteren bir yaklaşım olmasına rağmen unutulmamalıdır ki; başlamak için hiçbir zaman geç değildir. Bu sebeple kişinin, hangi yaşta olursa olsun anti-aging konusunu uzmanlara danışıp öğrenerek, kendisine uygun yaşam tarzını geç olmadan benimsemesi gerekmektedir.
Doğum yaşınız ne kadar ilerlerse ilerlesin, hücrelerinizden başlayarak tüm organlarınız, dokularınız, cildiniz, saçlarınız, duyularınız, kısacası tüm bedeniniz genç kalabilecek, "olmak istediğiniz" yaşta hissedebileceksiniz.
|